EKONOMİ
Giriş Tarihi : 11-04-2021 00:01   Güncelleme : 17-04-2021 01:37

Demir-Çelik Sektöründe Yeşil Dönüşümün Etkisi Artıyor

Endüstrinin daha yeşil, döngüsel ve dijital olması bu sayede sürdürülebilirliğe katkı sağlayarak verimlilik artışı sağlamak, yeşil sanayi politikasının temelini oluşturuyor.

Demir-Çelik Sektöründe Yeşil Dönüşümün Etkisi Artıyor

 

2020 yılında 1 milyar 361 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandıran Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, sektörün karbon emisyonunu düşürmek için bir çalışma grubu oluşturmaya hazırlanıyor. 

2019 ve 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında konuşan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, 2021 hedeflerine ulaşmak amacıyla endüstri 4.0 konusunda Almanya ile ortak çalışmaların devam edeceğini söyleyerek, “Sektörün karbon ayak izinin azaltılması konusunda bir çalışma grubu oluşturarak yeşil enerjiye dönüşüm, kömür yerine hidrojen kullanımı, döngüsel ekonomi konularında girişimlerde bulunacağız.” dedi. 

Ertan, “2018 yılı Ağustos ayından beri demir ve çelik sektörümüz ana pazarlarımızdan olan ABD ve Avrupa Birliğinde uygulanmakta olan korunmacı önlemler, ilave vergiler, anti damping soruşturmaları, ticaret savaşları ve buna ilave olarak iç piyasadaki tüketimin azlığı sebebiyle zorlu bir süreç geçirmekteydi. 2020 yılına bu sıkıntıları firmalarımızın yeni pazarlar, katma değerli üretime yönelme girişimleri ile azaltarak girdik ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği olarak 1 milyar 361 milyon dolar; Türkiye genelinde ise 20,9 milyar dolar İhracat yaptık.” diye konuştu.

“2021 yılı ihracat hedefi 1,4 milyar dolar”

2020 yılının başından itibaren görülmeye başlanan Covid-19 salgınının tüm dünyayı olumsuz etkilediğini, küresel ticarette daralma ve küresel büyümede önemli bir ivme kaybı yaşandığını hatırlatan Yalçın Ertan şöyle devam etti:“Küresel dengelerdeki değişimler ve tedarik zincirlerinde bozulmalara karşın demir çelik sektörümüzün 2020 yılını yine bir önceki yıla yakın bir ihracat rakamı ile kapatmasını sektörümüz için bir başarı olarak sayabiliriz. Salgının 3’üncü dalgasının yaşanması ve yeni varyantların tehdidi, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında karbon ayak izinin 2030 yılında yüzde 50’ye ve 2050’de sıfıra indirilmesi hedefi kapsamında henüz süreçlerin ve uygulama mekanizmalarının netleşmemesi, korunmacı önlemler ve soruşturmaların yarattığı tehditleri göz önünde bulundurarak 2021 yılı için ihracat hedefimizi  1,4 milyar dolar olarak belirledik ve ilk üç aylık fiili rakamlara baktığımızda  435 milyon dolarlık gerçekleşme ile  gayet iyi ilerlediğimizi görmekteyiz.”

“Singapur, Hongkong, Filipinler, Çin pazarlarına yönelik satışlarımız iyi gidiyor”

Yalçın Ertan pandemiden ilk Çin’in çıktığını ucuza hammadde ve yarı mamul toplayıp, üretime ağırlık verdiğini parasal genişleme yaptığını ve iç piyasasını desteklediğini sözlerine ekledi.

“Ancak hammadde tedarik zincirindeki yavaşlamadan dolayı fiyatlar yükselmeye başladı. Buna taşıma problemleri eklenince fiyat artış hızı daha da çoğaldı. Ayrıca karbon ayak izi ile ilgili Çin’de alınan yüzde 30’a varan münavebeli üretim kısıtlamaları yarı mamule olan talebi daha da arttırdı. Bu sebeple fiyatlar son 2 ay içerisinde daha da arttı. Avrupa Birliği’ne yaptığımız satışlarda çoğu ürünlerde bize verilen kotanın tamamını çok kısa bir sürede doldurmaktayız. Amerika pazarında da bilhassa 2020 ve 2021 yıllarında oldukça iyi bir ivme yakaladık. Singapur, Hongkong, Filipinler, Çin pazarlarına yönelik satışlarımız oldukça iyi gidiyor. Dengelenme süreci için önümüzde zorlu iki yıl daha olacağı öngörülmektedir.”