RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 26-03-2021 02:39   Güncelleme : 31-03-2021 03:32

Hak Sahipleri, Hak Ettiği Değeri İstiyor

Adıyaman’ın şehir merkezinde yer alan Mara ve Musalla Mahallerinde 6 yıldan bu yana kentsel dönüşüm projesinin sonucunu bekleyen vatandaşlar projenin sonuçlanacağı günü iple çekiyor.

Hak Sahipleri, Hak Ettiği Değeri İstiyor

 

16.01.2015 tarihinde dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Adıyaman’daki temasları kapsamında Mara mahallesinde kentsel dönüşüm projesinin uygulanacağı alanda incelemede bulunmuştu. Aradan geçen 6 yıl sonra ilk etap çalışmalarının başlandığı kamuoyuna duyurulmasına rağmen bunca yıl bekleyen vatandaş veryansın etti.

Musalla Mahallesinde yaşayan Ömer Yavuz adlı vatandaş bir türlü tamamlanmayan kentsel dönüşüm projesiyle birlikte insanların yaşadıkları sorunlara dikkat çekti.

“Bana verecekleri para ile bir daire ev alamam”

Yetkililer tarafından başlatıldığı basına duyurulan proje hakkında mahalle sakinlerinin bilgilendirilmediğini iddia eden Ömer Yavuz yetkililere şu şekilde seslendi; “Kentsel dönüşüm konusundaki yanlış toprak eve de, beton eve de aynı fiyatın verilmesidir. Örneğin benim oturduğum evim ruhsatlı ve bakımlı bir evdir. Benim evime verilen bedelle, harabe bir eve verilen bedel aynıdır. Kentsel dönüşüm projesini başlatırken bir ekipte yıkacağı eve önceden bakarak, o evin değerini belirlesin. Bundan bir yıl öncesinde belirlenen bedelle küçükte olsa da bir ev alınırdı. Bugün ise hayat şartlarından dolayı belirledikleri rakama ev almak mümkün değil. Belediyenin vereceği paranın üzerine 150 bin TL eklensin ki 3+1 ev alınsın. Çünkü günümüzde ev fiyatları almış başını gidiyor. Kentsel dönüşüm çalışmaları bu şekilde giderse ancak 20 yılda Musalla Mahallesinden, Mara Mahallesine kadar proje tamamlanır. Çalışmalar hızlı bir şekilde ilerlemiyor. Zaten çalışmalarda pekte yok. Bundan önceki yıllarda bana verilen bedel 390 bin TL’ydi. Bu bedel 170 metrekare doğalgazı çekilmiş 2 daire evim içindi verildi. Benim üst katımda arsa olarak görünüyor. Oranında vergisini de veriyorum. Çünkü ben 3 kat için ruhsat çıkarttım. Ruhsatıma göre vergimi veriyorum. Bana verecekleri para ile bir daire ev alamam. Yeni bir fiyat listesi var mıdır, yok mudur? Onu da bilmiyoruz. Daha bize bilgi vermek için sıra gelmedi. Öte yandan Mara mahallesinin güney kısmı bahçelerden oluşmaktadır. Bahçe sahiplerine verecekleri bedelden mülk sahipleri de memnun değiller.”

“Kentsel dönüşüm çalışmaları çok ağır ilerliyor”

2 katlı bir evde yaşayan Yavuz, kentsel dönüşüm projesi hakkında şu ifadelere yer verdi; “Adıyaman Belediyesi ile herhangi bir şekilde anlaşmış değilim. Evim bir gün yıkılırsa aynı sokakta yaşamak isterim. Benim evim şuanda müstakil, doğalgazı çekilmiş, köşe başında Musalla Camii arkasında yer almaktadır. Evimin 3 tarafı yol cephelidir. Bu şekilde bir daire bana veremezler. Evimin geniş bir balkonu bulunmaktadır. Kanunen evimi belediyeye vermezsem, vermem. 2015 yılında Adıyaman Belediyesi’ne yapmış olduğum müracaatta; “Kentsel dönüşüm projesinden dolayı evime doğalgaz çekemiyorum” demiştim. Bana verilen resmi yazıda; “Eviniz için yıkım kararı yok” denilmişti. Bende bu resmi yazıya istinaden evime doğalgaz çektim. Adıyaman Belediyesi’nin resmi yazısı bende olmasaydı doğalgaz şirketi evime doğalgazı çekmezdi. O yazıya istinaden evime doğalgaz çektiler. Bugüne gelirsek kentsel dönüşüm çalışmaları çok ağır ilerliyor. Şimdiye kadar buralarda kentsel dönüşümün bitmiş olması gerekirdi. Aldığımız duyumlara göre ilk açıklanan bedellerle yeni bedeller arasında bir artırımın olduğu söyleniyor. Hüsrev Kutlu döneminde mahalleli “bir düzenleme yapılsın” diye eylem yapmıştı. O günden bugüne bir düzenleme yapılmadı. Hatta o zaman Hüsrev Kutlu bizim eve gelerek; “Kentsel dönüşüm için 50 milyon TL’yi belediyeye göndermişler” demişti. Bugüne gelecek olursak Mara ve Musalla Mahallerinde ağırlıklı olarak Suriyeliler oturuyor. Evimizin çevresinde yaşayanlar hep Suriyeliler. Çünkü bu evler oturulmaz bir durumda.”

“Bu evler madde bağımlılarının uğrak yerleri haline gelmiş”

Mahallesindeki toprak evlerin bakımsızlıktan dolayı yıkıldığını hatırlatan Yavuz; “Bu evler kentsel dönüşüm projesine girdiği için mülk sahibi kendi evine bir çivi bile çakamıyor. Yasağı koyan yetkililer ona göre bir düzenleme yapmalılar. İstanbul’da kentsel dönüşüm projesi kapsamında on binlerce evi yapıyorlar. İzmir’de evler 1 yıl olmadan teslim edilecek. Samsat ilçesinde de deprem konutları zamanında teslim edilmemişti. Yetkililer kentsel dönüşüm projelerinin üzerinde dursunlar. Depreme dayanıksız olan bir evde mülk sahibi oturamıyor. Bugün bir ev kirası da bin ila bin 500 TL arasında. Buralarda yaşayan insanlar dar gelirli insanlardır. Bu zor durum içerisinde birçok insan bu mahalleden gitti. Eski komşularımız yok artık. Şeyh Muhittin Arabi Camii çevresindeki evler bakımsızlıktan dolayı hep yıkılmış. Bu evler madde bağımlılarının uğrak yerleri haline gelmiş. Evlerin boş olduğunu gören madde bağımlıları bu evlere giriyorlar. Kentsel dönüşüm projelerinin hızlı bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Benim evim depreme dayanıklı bir ev olduğu için kendi adıma kentsel dönüşüme ihtiyacım yoktur. Yapacakları evi de bana mevcut evim gibi yapıp vermezler. Evimden memnunum, müstakil bir evde yaşıyorum. Musalla ve Mara Mahallerinde kentsel dönüşüm projesinin hızlı bir şekilde ilerlemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Haber: Ömer Karakuş