RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 19-12-2020 01:05   Güncelleme : 21-12-2020 02:27

Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Hakkında Merak Edilenler

Adıyaman ilinin en eski tarihi yapıtları arasından yer alan Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi uzun yıllara rağmen ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Aynı zamanda Adıyaman Süryani Kadim Metropolitliği olarak hizmet verilen kilise, her yıl yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor.

Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi Hakkında Merak Edilenler

 

İlimizin en eski yerleşim yeri yerleri arasında yer alan Mara Mahallesindeki Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi hakkında merak edilen bütün soruları Adıyaman ve Çevre İller Süryani Kadim Metropoliti Melki Ürek’e sorduk.

Melki Ürek’te merak edilen bütün sorulara cevap vererek, kilisenin tarihçesi hakkında bilgi verdi. Ve röportajın detayları.

İlimiz sınırları içerisinde yer alan Adıyaman Süryani Kadim Metropolitliğinin tarihçesi hakkında sizlerden bilgi alabilir miyiz?

Konum olarak Türkiye’nin doğusunda yer alan Adıyaman ili, eski çağlardan beri kalabalık bir Süryani nüfusuna ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Kuzeyinde Malatya, batısında Kahramanmaraş, güneydoğusunda Şanlıurfa, doğusunda ise Diyarbakır ili bulunmaktadır. Komşu illerinin taşıdığı Süryani kültürünü Adıyaman ili de tarihinde ve bugünkü mevcut yapılarında taşımaktadır. Adıyaman’da mevcut tarihi değerler arasında dikkat çeken yapı, Adıyaman Süryani Ortodoks Metropolitliğinin makamı olan Mor Petrus ve Mor Pavlus Süryani Kadim Kilisesi’dir. Bu kilisenin yer aldığı alan, temelleri 1701’de atılan bir metropolitliğin alanıdır. Kurulduğu dönemden itibaren metropolitlik makamına ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

Kilisenin yıkılıp yeniden inşa edildiği söyleniliyor. Gerçekten de kilisenin yerine daha sonra yeni bir kilise mi inşa edildi?

Kilise, yöredeki Süryanilerin isteği üzerine, metropolit Mor Abhay Eyüp tarafından Meryemana adıyla inşa edilmişti. Meryemana Kilisesi, yöre halkının gözünde büyük değer taşıyan ve halkın üzerine manevi etki bırakan bir kilise idi. Ama 1870’li yıllarda bilinmeyen bir sebeple yıkıldı. O yıllarda Adıyaman Süryanileri Siverek Metropolitine bağlı olduğu için 1883 yılında Siverek Metropoliti Mor Athanasios Denho, Patriğin emri doğrultusunda Şanlıurfalı taş ustalarını temin ederek yıkılan kilisenin yerine daha ufak çaplı bir kilise inşa ettirdi. Taş ustalarının Şanlıurfalı olması nedeniyle, Şanlıurfa’daki Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi’nin mimari tarzıyla benzer kurulan yeni kiliseye Mor Petrus ve Mor Pavlus adı verildi. Kilisenin stiline bakıldığında, tipik Süryani mimarisini görmek mümkündür. Tavan, kantarmalı kemerlerle dört kolon üzerinde kuruludur. Bu kilise aynı zamanda Süryani kiliselerinin görüntü sadeliğini sergilemektedir. Bu sadelikte, batı kiliselerde hakim olan ikon ve freskler barınmamaktadır. Ayin bölümündeki büyük sunak, kiliseyle aynı dönemde kabartma yöntemiyle ahşaptan dekore edilmiştir. Günümüze kadar ulaşmış başka örneğine de rastlanmamıştır. Üzerinde İsa’yı taşıyan Meryem Ana ve üst tacında da ayin kâsesini ve tabağını taşıyan melek figürleri dikkat çekmektedir. Büyük sunağın yan tarafında yine küçük bir sunak, sol tarafta ise 1925 yılına ait Mardinli Metropolit Mor Kurillos Mansur Rahip Ĥallo’nun mezarı yer alır.

Metropolitliğinizin kuruluşundan bugüne kimler burada görev aldı?

Kuruluşundan itibaren bazı dönemler boş kalmakla birlikte, Adıyaman Metropolitliğinde farklı dönemlerde farklı ruhani şahsiyetler hizmette bulundular. Bu şahsiyetlerden bazıları şunlardır; “Mtrp. Mor Ebhay Eyüp (1719), Mtrp. Mor Kurillos Mansur Rahip Ĥallo (1925), Elazığlı Peder İsa Ertunga, Binebilli Rahip Petrus Hanna Elkas - Karakulak, Kürepiskopos Gabriel Aydın, Kürepiskopos Samuel Akdemir, Kürepiskopos Aziz Günel, Kürepiskopos Sim’an makedşoyo Eliyo, Peder Yusuf Gülçe, Kürepiskopos Abdüllahad Özkaya.”

Metropolitlik bünyesinde yaptığınız çalışmalar nelerdir?

Önceki yıllarda, kiliseye ait birçok taşınmaz bulunurdu fakat günümüzde bundan söz etmek imkansızdır. Diğer taraftan günümüzün ihtiyaçlarını karşılaması için mevcut yapılar bakım çalışmalarından geçti. Resmi kurumlardan gerekli izinler alındıktan sonra 2010 yılında, kilisenin yanındaki kullanılamaz hale gelen eski idari binası kaldırılarak yerine çağa uygun modern bir metropolitlik binası inşa edilmiştir. Çevre düzenlemesi kapsamında avlular kesme taşlarla döşendi, yeşil alanlar ve çocuk oyun parkı oluşturulmuştur. Metropolitlik avlusunun doğu ve batı duvarları güçlendirilerek kesme taşlarla mimari kapılarla bütünleştirilmiştir. Böylece hem doğuda hem de batıda olmak üzere iki ana kapıya sahip olundu. 2001 yılında kilisenin iç duvarlarının taş dokusu ortaya çıkartılarak restore edilmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmalar sonrasında zemin doğal mermerle örtüldü, kilise damı ve tavanı mimari bir çalışmayla yalıtım sistemiyle izole edilerek ahşapla kaplandı. Depreme karşı kilisenin temelleri güçlendirildi. Son olarak kilisenin çan kulesi, kültür varlıkları koruma bölge kurulunun onaylı projesine istinaden ileride yapılması planlanmaktadır.

Adıyaman Süryani Kadim Mezarlığında birtakım çalışmalarınız olmuştu. Mezarlığın ilk ve son hali hakkında neler söylemek istersiniz?

Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi’ne ait olan bu mezarlık, kilisenin 200 metre batısında yer almaktadır. Bu mezarlık, kadim yıllardan beri Süryani mezarlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bugün de bölgedeki bütün Hıristiyan ailelerin kullanımına açık bir mezarlıktır. 2009 yılından itibaren Metropolitlik tarafından, mezarlığın çevresinde ve içinde kapsamlı bakım çalışmaları yapılmıştır. Çünkü uzun yıllar tamamen bakımsız kalan mezarlık, dağınık ve harabeye dönüşmüş bir haldeydi. Böylece bu durum bakım çalışmalarını zorunlu kıldı. Mezarlığı çevreleyen duvarlar tamir edilip üstü koruma amaçlı kafes tellerle örüldü. Giriş kapısı yenilendi ve alımlı bir sitille inşa edilerek önüne süslü demir kapı monte edildi. Uzun süre maruz kaldığı bakımsızlıktan dolayı tahrip olmuş olan bazı mezarlar onarıldı, içinde biriken molozlar temizlendi, bir bütün olarak çim ve ağaçlarla yeşillendirildi. Bu sayede mezarlığımızın Süryani Kilisesi’nin onuruna ve Adıyaman’ın görüntü itibarına değer kattığı söylenebilir.

Adıyaman Kilisesinin son durumu hakkında bilgi aldığımız bir Süryani vatandaş Metropolit Melki Ürek hakkında açıklamada bulundu. Ve işte Süryani bir vatandaşın gözünden Melki Ürek.

2001 yılında Kadasetli Patrik tarafından bu kilisenin ruhani liderliğine atanan Rahip Melki Ürek, kilisenin ihtiyaç duyduğu tüm donanımları büyük bir çabayla oluşturdu.  Kilisenin aktif bir şekilde dini hizmetleri vermesi amacıyla tadilat ve inşaat işlerini büyük özveriyle üstlenmiştir. Bu özveri tabii ki yöre Hıristiyan camiasının ve dünyadaki Süryanilerin desteğinin ürünüdür. Bölgedeki Hıristiyan nüfusunun teklifi ve talebi üzerine Kadasetli Patriğin verdiği onayla, daha önce metropolitlik olan bu kilise, yeniden 2006 yılında Rahip Melki Ürek’in metropolitliğe yükseltilmesiyle metropolitlik konumuna kavuşmuştur. Bu metropolitlik 500 kilometrelik alanda yaklaşık 150 Süryani ve Ermeni aileye hizmet vermektedir. Bu alan, başta Adıyaman, Malatya, Elazığ, Şanlıurfa, Antakya, Mersin ve Adana’yı kapsamaktadır. Metropolitlikte Metropolit Melki Ürek’in yanı sıra Rahip Gabriel Akkurt, Rahip Nahir Akçay, Deyroyto Saro Ulus ve devlet okullarında eğitimlerine devam eden 5 öğrenci yaşamıştır. Öğrenciler aynı zamanda ayin ve ibadetlerde metropolite yardımcılık görevi görmüştür. Kilisede günlük ibadetlere ek olarak pazar günlerinde kutsal ayin icra edilmektedir. Ayrıca metropolitlik, pazar günleri yanı sıra azizleri anma günleri gibi özel günlerde kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır. Bu dini ve kültürel etkinliklerde rol alan kız ve erkeklerden oluşan koro bulunmaktadır. Metropolit Melki Ürek’in başkanlığında kilisenin idari işlerini yürüten kilise yönetim kurulu, kadınlar kolu başkanlığı, gençlik kolu başkanlığı ve kültür kolu başkanlığı görev yapmaktadır. Dini hizmetler yanında, tarihi bir değere de sahip olan kilise, ziyaret saatlerine 09.00 - 12.00 ve 13.30 - 17.00 uyulması koşuluyla yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açıktır. İstisna olarak pazar günleri ibadet nedeniyle ziyaretçi kabul edilmemektedir.

Röportaj: Ömer Karakuş

 

Röportaj devam edecek.