GÜNCEL
Giriş Tarihi : 22-03-2021 00:08   Güncelleme : 31-03-2021 01:43

Mor Petruspavlus Kilisesi Hakkında Merak Edilenler-2

Adıyaman halkının yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olduğu tarihi Mor Petruspavlus Kilisesi’nin yapım aşaması ve kimler tarafından inşa edildiği en çok merak edilen konular arasında yer alır.

Mor Petruspavlus Kilisesi Hakkında Merak Edilenler-2

 

Şehir merkezinde Mara Mahallesi sınırları içerisinde yer alan tarihi kilisenin kimler tarafından inşa edildiği, günümüze kadar kaç defa restorasyondan geçtiği yönündeki merak edilen bütün konuları Adıyaman ve Çevre İller Süryani Kadim Metropoliti Melki Ürek’e soruyu yönelttik.

Deprem bölgesi üzerinde yer alan ilimizde yıllar önce yaşanan afet olaylarından dolayı yıkıldıktan sonra yenisi yeniden inşa edilen Mor Petruspavlus Kilisesi hakkında merak edilen bütün soruları Adıyaman ve Çevre İller Süryani Kadim Metropoliti Melki Ürek cevapladı.

Halk arasında Mor Petruspavlus Kilisesi’nden önce aynı yerde bir kilisenin depremden dolayı yıkıldığı söylenilir. Gerçekten de yıllar önce yaşanan bir depremde kilise yıkıldı mı? Mevcut kilise ne zaman inşa edildi?

Aslında Adıyaman bir deprem bölgesidir. Zamanında bu kilise büyük bir deprem gördü. Ve o büyük depremde yani 1700’lü yıllarda kurulan kilisemiz yıkıldı. Bu depremin 1800 ila 1870 yılları arasında yaşandığı düşünülüyor. 1800’lü yıllarda depremle birlikte Meryemana Kilisesi yıkıldı. O tarihte kilisenin yeniden yapılması için patriğimiz İstanbul’a saraya gitmiş. Ve saraydan aldığı izini 10 yıllık bir zamandan sonra uygulayabilmiş. Çünkü o zamanlarda ulaşım yaya olarak gerçekleşiyordu. Patriğimizin yol güzergâhı üzerinde uğradığı yerler vardı. Ve oradan buraya gelmesi 10 yıl gibi bir süre sürmüş. Yani padişahtan alınan izin belgesi ile buraya Urfalı Süryani ustaları getirildi. Dolaysıyla Urfa’da yaptıkları bir kilisenin modelinin aynısı ile kilisemiz inşa edildi. O kilise halen Urfa’da ayaktadır ve şehir merkezindedir. O kilisenin de adı Mor Petruspavlus Kilisesi’dir. O kilise bizim kiliseden 61 veya 62 yıl önce kuruldu. Aynı zamanda buraya aynı ustalar getirildi. O kilisenin ufak modeliyle bu kiliseyi inşa ettiler. Urfa’daki kilise bizim kilisemizden daha büyüktür. O kilise nahit taştan yapılmış bir kilisedir. O kilisenin bizim kilisemizden farkı hem büyük olması hem de çatısının kantarmalı olmasıdır. Ayrıca o kilise tümüyle taş binadır. Zamanında yapıldığında bu kilisemizin ahşap bir damı vardı. Ahşapta yaşanan deforme nedeniyle bu ahşap 1950 ila 1951 yıllarında kaldırıldı. Ahşap yerine betondan çatı yapıldı. Yapmış olduğumuz restorasyon çalışmalarıyla çok güzel bir lambir ahşapla döşeme işlemleri yapıldı. Kilisemiz şuanda ahşap ve nahit yapı olarak göze çarpmaktadır. Son yapılan restorasyon çalışmaları yapının orijinaline uygun olarak yapıldı. Yapmış olduğumuz bütün çalışmaları Anıtlar Kurulu’ndan almış olduğumuz izinle yaptık.

Kiliseye ilk geldiğinizde ne gibi onarım ve restorasyon çalışmaları yaptınız? Kilisenin eski halinden bahsetmek isterseniz bakımsızlık konusunda neler söylemek istersiniz?

Kiliseye geldiğim zaman burası bakımsız bir durumdaydı. Benden önce buraya gelen Adıyamanlılar kilisenin güney tarafında bulunan iki binayı tıraş ederek yeniden sıvalamışlar, kapı ve pencereleri takmışlar, mermer ve fayans yerine karoyu kullanmışlar. Adıyaman’da sık sık yaşanan depremlerle birlikte Samsat merkezli yaşanan depremle kilisemiz zarar gördü. Müştemilat binası resmen çatlamış ve çökmek üzereydi. Dolaysıyla çökecek olan bir binanın altında kalmak mümkün değildi. Bu süreçte düzenlemiş olduğumuz projemizi Anıtlar Kurulu’na sunduk. Yetkililer de projemizi kabul ettiler. Bu projemizle birlikte kilisemizi yeniden gözden geçirdik. Kilisenin iç kısmında 60 yıl önceden başlayarak sürekli olarak kireç kullanılmış. Bu nedenle kilisenin içerisi tamamen kalın bir kireç tabakası ile kaplanmıştı. Bu kireç tabakası hem nahit taşını kapatıyordu hem de kilisenin görüntüsünü bozuyordu. Ortaya çıkan görüntü nahit taşlarının kirli olan görüntüsünün ortaya çıkmasına neden oluyordu. Ayrıca bu görüntü günümüz koşullarına cevap vermiyordu. Anıtlar Kurulu’ndan almış olduğumuz izinle bu kireçli tabakayı temizlememiz gerekiyordu. Bu kireç tabakasını dikkatli bir şekilde temizledik. Bu işlemi yapınca taşın yüzeyi beyaz bir şekilde ortaya çıktı. Kireç değdiği yeri zamanla beyazlatmış. Kireç tabakasını kaldırdıktan sonra kilisenin kapı ve pencerelerini değiştirdik. Ve o süreçte kanepeleri de yeniledik. Daha sonra sunağı da ele aldık. Sunak ve kilisemiz 1883 yılında yapılmıştı. O zaman yapılan sunak, ayin yaptığımız bölgedir. Sunak bilindiği üzere ahşaptan yapılmıştır. Bu sunağın yüzeyinde bulunan renkli boyalar dökülmüştü. Bu dökülmenin sebebi bakımsızlık ve nemli ortamdan kaynaklıydı. Anıtlar Kurulu’ndan almış olduğumuz izinle kilisenin doğu kanadında bulunan iki adet sunak için aynı renkleri kullanmak üzere usta ellerle gerekli işlemleri yaptık. Ve böylece kilisenin iç yüzeyi düzgün bir şekilde ortaya çıkmış oldu.  Bu süreçte aynı zamanda kilisenin elektrik sistemini de yeniden düzenledik. Kilisemizin üst tarafında bir teras var. Kilisemiz çok küçük olduğu için ayinlere katılanların sayısı çok fazla olunca Hıristiyan vatandaşlarımız teras bölgesinden ayinlerini izleyebilirler. Teras bölgesine kilisenin içerisinden bir merdivenle çıkılıyor. Dua esnasında gerektiği vakitlerde teras bölgesine çıkılır.

Burada görev aldığınız günden bu yana kilisenin bakımı konusunda yapmış olduğunuz çalışmalar nelerdir?

Kilisenin güney bölgesinde vaftiz bölgesi var. Vaftiz bölgesi de yine aynı şekilde depremlerden dolayı zarar görmüştü. Bu kilisenin resmi din adamından yoksunluğu yaklaşık 15 yıl gibi bir süredir. Yani 15 yıl gibi bir süre kilisede resmi bir din adamı yoktu. Sadece belirli aralıklarda ve gerekli olduğu zamanlarda çevre illerden din adamları tedarik ediliyordu. Din adamları ayin yaparak, gerekli hizmetleri vererek tekrardan görevli oldukları yerlere dönüyorlardı. Burada kalıcı bir din adamı olmadığı için kilisede bakımsızlık söz konusuydu. Şuanda kilisemiz son derece bakımlı bir şekilde hizmet vermektedir. Kilisemizin tabanına mermer döşedik. Seçmiş olduğumuz doğal renkte yani krem renkte bir mermerdir. Bu işlemi de 2000 yılında gerçekleştirdik. Mermerlerin yerinde çürümüş tahtalar vardı. Şuan ki mermer, nahit (Midyat taşı) taşının rengine de uyumludur. Mermerleri seçerken nahit taşına uygun olmasına önem gösterdik.

Dini ibadetlerinizi yaptığınız günler hangi günlerdir? Haftada kaç defa kilisede dini ibadetlerinizi yapıyorsunuz?

Kilisemiz 7 gün 24 saat boyunca ibadet için açıktır. Hıristiyan topluluğu için biz sabah, öğlen ve akşam olmak üzere günde 3 defa dualarımızı yapıyoruz. Bizler için en önemli olan husus ayin ve bayramlarımızdır. Ayinler her pazar günü yapılmak suretiyle gerçekleşiyor. Bazen başka yerlerde ayin yapmak zorunda kalıyoruz. Ayinlerimiz bayram günlerine denk geldiği zaman yeniden ayin yapmak zorundayız. Bizde usulen haftada 3 defa ayin yapılması gerekir. Halkımız, Hristiyan insanlarımız bölge içerisinde buraya çok uzak oldukları için her fırsatta ayinlere katılamıyorlar. Bu sebeple genel olarak bizler Pazar günleri ayin yapıyoruz.

Kilisenin içerisinde yapmış olduğunuz restorasyon çalışması dışında bahçe ve çevre düzenlemesi konusunda ne gibi bir çalışma yaptınız?

Kilisenin bahçesi son derece modern bir hale dönüştürüldü. Bahçe nahit taşıyla döşenmiştir. Dolaysıyla kilisenin doğusunda ve batısında iki tane duvarla birlikte giriş kapısı bulunuyor. Bu kapının çevresi nahit taşlarından oluşmaktadır. Bu kısımdaki restorasyon çalışmalarında nahit taşının yüzeyi temizlenmiştir. Kilisenin bahçesinin iç kısmında ağaçlı bölgelerimiz var. Bu bölgede çok yaşlı iki adet zeytin ağacımız var. Bu ağacın yaşları 300 yıla tekabül ediyor. Ayrıca kilisemizin bahçesinde bulunan ceviz ağacı 90 yaşındadır. Bu ağaçların dışında bahçemizin içerisinde başka ağaçlar da mevcuttur. Kilisenin güney kısmında ise idari bina bulunuyor. İdari bina metropolitliktir. Metropolitlik yaklaşık olarak 400 m2 alan üzerinde inşa edilmiştir. İdari binada metropolitin oturma yeri, sekreterlik, yemekhane ve burada kalan ruhanilerin yatma yeri mevcuttur. Aynı zamanda Hıristiyan insanlarımızın çok amaçlı çay içecekleri bir salonumuz da idari bina içerisinde yer almaktadır.

50 yıl önce Adıyaman’dan ayrılıp farklı ülkelere ve farklı illere taşınan Süryani ve Ermeniler olduğu söylenilir. Bu aileler neden Adıyaman’dan taşındılar? Ve şimdi nerelerde yaşıyorlar?

Kilisenin civarında bulunan Hıristiyan Mahallesi, birçok aileye ev sahipliği yapıyordu. Bu insanlar Adıyaman vatandaşları ve ilimizin hemşerileriydi. Geçmişte yaşanan bazı provokatif olaylar nedeniyle birçok insanımız ilimizi terk ederek, farklı illere gittiler. 1970 yılından sonra Süryaniler kendi mahallerinden ayrılmak zorunda kaldılar. En son 1980 yılında bu mahallede Süryaniler farklı illere gitmek zorunda kalmışlar. Burada yaşayan insanlarımız başta Suriye olmak üzere Lübnan, İstanbul, İskenderun gibi yerleşim yerlerine taşınmışlar. Bazı insanlarımız ise Avrupa ülkelerine gitmek zorunda kalmışlar. Bizler bütün insanların saygı ve sevgi çerçevesinde kardeşçe yaşamasından yanayız. 1970 ila 1980 yılları arasında yaklaşık 150 ile 200 aile, farklı illerde yaşamını sürdürmek üzere yerlerinden uzaklaştı. Şuanda bulundukları yerlerde ise bu sayı çok daha fazladır. Yani Adıyamanlı olup da dışarı gidenlerin sayısı arttı. Gerger ilçemizde, bir Süryani köyü bulunmaktadır.

Kiliseye ait dini kitaplar kütüphanenizde mevcut mu? Kilisenin ilk kurulduğu günden bu yana muhafaza ettiğiniz kitaplar var mı?

Burası evrensel bir Süryani kilisedir. Buraya geldiğimizde maalesef bütün kaynaklarımız mevcut değildi. Herhangi bir şekilde geçmişten günümüze kadar gelebilen bir şey kalmamıştı. Sadece ibadetimizi ve duamızı yapabileceğimiz eski heder olmuş kitaplar kalmıştı. Bu kitapların sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Bu kitaplar da sadece ibadetle ilgili kitaplardır. Bu kitapların dışında herhangi bir kitap bugüne kadar muhafaza edilememiştir. İdari bina yapıldığı zaman yeni bir kütüphane oluşturduk. Bina içerisinde küçük çapta bir kütüphanemizi kilisenin hizmetine açtık. Ayrıca Mor Petruspavlus Kilisesi, herkes tarafından Adıyaman Kilisesi olarak biliniyor. Kilisemiz aynı zamanda Mara Mahallesi içinde Hısni Mansur (Hesno d’Mansur) denilen kalenin güney batısı yönünde yer almaktadır. Bu bölgede metropolitlik olarak ruhani hizmetimize devam etmekteyiz. Ayrıca, Metropolit olarak il protokolünde ve Adıyaman Üniversitesi’nin protokolündeyiz. 15 Temmuz olaylarının yaşandığı geceden itibaren, gün boyu Adıyamanlı vatandaşlarımızla birlikte valilikteydik. Bizler, niyazlarımızda ülkemizin ve Adıyaman’ın huzuru için dua ediyoruz. Hem ülkemizin, hem de ilimizin birlik, beraberliğini ve başarısını diliyoruz.

 

Röportaj: Ömer Karakuş