KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 21-12-2020 02:07   Güncelleme : 27-12-2020 22:17

Osman Hamdi Bey Ve Nemrut Dağı

Osman Hamdi Beyin, Nemrut Dağı batı terasındaki Apollon-Mitra-Helios-Hermes başının üstünde dinlenirken 1883 yılında çektirdiği fotoğraf yıllar sonra ortaya çıktı.

Osman Hamdi Bey Ve Nemrut Dağı

 

Bu heykel Yunan ışık tanrısı Apollon’u, Pers inancının ışık tanrısı Mitra’yı, Yunan kültüründe Güneş Tanrısı Helios’u ve tanrıların ulağı Hermesi simgeler.

Nemrut Dağı’ndaki kutsal alandan (Hierothesion) ilk söz eden ve bunların Asurlular’dan kalma olduğunu tahmin eden, 1881’de Diyarbakır’da yol yapım işlerinde görevli Alman Mühendis Karl Sester’dir. Sester’in bilgilendirmesiyle Alman otoritelerin ilgisini çeken Nemrut Tümülüsü ile ilgili ilk araştırma, 1882 yılında arkeolog Otto Puchstein ile Karl Sester’den kurulu bir ekip tarafından gerçekleştirilir.

Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı’nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu ve Kommagene Kralı 1. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos’un ağzından yazılan kitabe, Nemrud Dağı’nın sırrını ve Antiochos’un yasalarını içermektedir.

Müze-i Hümayun’a (Osmanlı İmparatorluk Müzesi) 1881’de Müdür olarak atanan Osman Hamdi Bey, Sanayi-i Nefise Mektebi öğretim üyesi heykeltraş Osgan Efendi ile birlikte Osmanlı misyonu olarak 1883 yılında, Nemrut Dağı anıtlarını incelemek, bu konudaki çeşitli soruları aydınlatmak üzere görevlendirilirler. Yazarlar, kısmi kazı da yaptıkları bu araştırmanın sonuçlarını, Puchstein’ın bulguları ile karşılaştırmalı olarak “Le Tumulus de Nemroud Dagh” adlı Fransızca eserlerinde (1. basım 1883, 2. basım 1987) yayımlarlar.

Arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanı Osman Hamdi Bey, Yeşil Cami Önü isimli eseriyle geçtiğimiz hafta müzayede rekoru kırarak tekrardan sanat dünyasının gündemine oturdu.

2004 senesinde en ünlü Osman Hamdi Bey tablosu Kaplumbağa Terbiyecisi, Pera Müzesi tarafından 5.5 milyon TL’ye satın alınarak dönemin rekorunu kırmıştı. Bu ay Antik A.Ş. Müzayede Evi tarafından açık arttırmaya çıkarılan Yeşil Cami Önü ise 13 milyon 509 bin TL’ye alıcı bularak Osman Hamdi Bey’in kendi rekorunu tazeledi diyebiliriz. Peki bir ressam olmasının dışında, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti döneminin sanat ve arkeoloji tarihini etkileyen Osman Hamdi Bey aslen kim?

Babası İbrahim Edhem Bey, Osmanlı Devleti’nin eğitim amacıyla ilk kez Avrupa’ya gönderdiği dört öğrenciden biriydi. Sadrazamlığa kadar yükselen İbrahim Edhem Bey’in oğlu olarak, Osmanlı çehresine göre daha Avrupai bir ortam içinde yetişti. 1857 yılında Paris’e hukuk okumaya giden Osman Hamdi Bey’in ilgileri ve arzuları hiçbir zaman katı kurallar çerçevesinde kalmadı. 12 sene yaşadığı Paris’te Jean-Leon Gérôme ve dönemin diğer önemli ressamlarının atölyelerinde eğitim aldı ve aynı zamanda arkeoloji derslerine katıldı. Dönemin Paris Sergisi’nde görev yaptı ve 1869 yılında yurda döndü.

Uzun süre Avrupa’da kaldıktan sonra ise devlet sınırlarının uç noktası sayılabilecek bir yere, Bağdat’a Bağdat İli Yabancı İşler Müdürü olarak atandı. Valinin Midhat Paşa olması, kendisinin Bağdat tabloları yapmasına ve bu bölgedeki kazılarla ilgilenmesine yol açtı. Midhat Paşa’nın yardımcısı ise, geleceğin ünlü romancısı Ahmet Mithat Efendi olunca ortaya oldukça ilgi çekici bir ekip çıktı. Bu birliktelik daha sonraları trajediyle sonlanacak ilişkiler sunsa da, dönem hakkında araştırma yapılmayı sonuna kadar hak ediyor.

Osman Hamdi Bey İstanbul’a dönünce, sırasıyla Viyana Uluslararası Sergisi’nde komiserlik ve Kadıköy Belediye Başkanlığı görevlerini üstlendi. Daha sonra padişah II. Abdülhamit’in özel isteği üzerine, İmparatorluk Müzesi Müdürü pozisyonuna getirildi. Aslında hikayenin tüm renkli kısmı da bundan sonra başladı. Günümüzdeki ismi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi olan, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk Güzel Sanatlar Okulu’nu kurarak bir yandan da okul müdürlüğünü üstlendi. 1883 yılında ‘’Asar-ı Atika Nizamnamesi’’ni düzenleyip yürürlüğe sokan Osman Hamdi Bey, Batılıların tarihi eserleri yurtdışına çıkartmasının önünü kesti. Bir not daha verelim: Bu okulun mimarı, Osmanlı Bankası Genel Müdürlük Binası ve Pera Palas Oteli’nin de mimarı, Osman Hamdi Bey’in yakın arkadaşı Vallaury’dir.

Osman Hamdi Bey, müdürlüğü esnasında Nemrut Dağı, Lagina (Muğla, Yatağan) ve Sayda’da evrensel ünde kazılar gerçekleştirdi. Sayda’dan çıkarttığı İskender Lahdi ise arkeoloji dünyasının en önemli başyapıtlarından biri sayılmaktadır. Bu bölgelerden İstanbul’a taşıdığı parçalar, Aya İrini ve Çinili Köşk’e artık sığmaz olduğunda ise ikonik Arkeoloji Müzesi binasını inşa ettirmiştir. Dönemi düşünürseniz fazlasıyla eleştiri alan işlerle uğraşan biri olarak, bu izinleri almak hiç de kolay değildir. Özellikle Dış Borçlar Kurumu’nun faaliyete geçtiği, durumun bu kadar hassas olduğu bir zaman dilimindeyseniz.

Müzecilik yanında resim yapmayı hiç kesmeyen Osman Hamdi Bey, figürü resme dahil ederek Türk resim sanatında çığır açtı. Eskihisar’da şahsi çalışmalarına devam eden ressamın satılan son tablosu Yeşil Cami Önü de bu yüzden çok önemli. 185×100 cm boyutundaki tablo, Bursa’daki Yeşil Camii önünde 16 insan ve bir köpek olmak üzere toplam 17 figür betimlemiştir. Eserin mimari detayları ve dokuyu çok iyi yansıttığı aşikar; ayrıca Osmanlı döneminin günlük yaşantısı adına verdiği ipuçları da bir o kadar önemli. Hareket katmak adına camii önüne eklediği merdiven ise eseri hayata geçirirken ki fikrine birebir hizmet etmekte.

Osman Hamdi Bey’in tabloları, arkeoloji kazıları, kültüre verdiği değer, inandığı fikirleri savunması, kendisini döneminin en önemli sanatçılarından ve fikir insanlarından biri haline getirdi. Özümsediği Batı ruhunu doğru yerlerde doğru zamanda kullanması ise cabası. Size tavsiyemiz; Arkeoloji Müzesi’ne bir gezi düzenleyip binanın eşsiz mimarisine dalabilir, o dönemlerin ruhunu yaşayabilirsiniz.

Kaynak: www.zorlupsm.com & http://nemrut.org.tr/nemrut/