DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ozan Duymaz
Ozan Duymaz
Giriş Tarihi : 10-10-2021 00:34

Hasan Duymaz (1953-2018)

 

1953 yılında Adıyaman'da doğdu. 1973 yılında Valiliğin düzenlediği şiir yarışmasında “Ne güzelsin Adıyaman” şiiriyle birinci oldu. Aldığı bu birincilikten sonra şiir yazma şevki arttı ve çok güzel şiirler yazdı, besteler yaptı. Adıyaman Halk Oyunları Derneğini kurdu. Sekiz yıl bu derneğin başkanlığını yaptığı.

1985 yılında Adıyaman Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun başkanlığını yaptı. 1990 yılında Dr. Gökhan Özcan ile birlikte Adıyaman Musiki Cemiyeti Başkanlığı’nı kurdu. “Deli Gönül, Sevdalım, Yollara düştüm, Nerdesin” adlı besteleri ve bunların dışında da birçok bestesi Mehmet Seske, Kahtalı Mıçı, Mustafa Yavuz ve Kahtalı Hamido tarafından okundu.

“Stüdyo Ozan” adlı ses kayıt stüdyosunda birçok mahalli kaset yaparak Adıyamanlı sanatçıların halkla buluşmasına katkıda bulundu. Adıyaman’ın vefalı bir evladı ve hemşeri canlısı olan Hasan Duymaz, ünlü sanatçılar arasında yer alan Kahtalı Mıçe, Mustafa Yavuz, Mahmut Özçiftçi ve Fahrettin Karaardıç gibi sanatçılara albüm yaptı. Kendisinin de “Ne güzelsin Adıyaman” adlı bir albümü bulunmaktadır. Hasan Duymaz, 22 Şub 2018 tarihinde Adıyaman’da vefat etmiştir.

Stüdyo Ozan sahibi olan Hasan Duymaz, aynı zamanda Beynelmilel filmindeki servet plak rolündeki kişinin gerçek hayattaki kahramanıdır. Aynı zamanda babam olan Hasan Duymaz’ın müzik hayatı oldukça dolu dolu geçtiği gibi Beynelmilel’de hepimizin gönlüne taht kuran o gizli kahraman vefat etmeden önceki son röportajında şu ifadeleri kullanmıştı.

Kendinizi tanıtır mısınız?

1953 yılında Adıyaman’da doğdum. Uzun yıllar Adıyaman’da kaldım. Küçüklüğümden itibaren annemin ninnileri ile büyüdük. Daha doğrusu yazarlığım, şairliğimde annemin katkısı var. Bizim büyüdüğümüz çevrede Hristiyanların mahallesi vardı. Yani caminin, kilisenin toplu olduğu bir ortamda büyüdük. İster istemez bütün dinlere saygımız olduğu için de hümanist olduk. Ortaokul, lise ve üniversiteyi dışarıda okudum. Uzun yıllar Halk Eğitim Merkezi başta olmak üzere birçok kurumda memurluk yaptım. Halen gençlik il merkezinde eğitmen olarak görev yapmaktayım.

Müziğe nasıl başladınız?

Saz yapan yaşlı bir Sait amca vardı. Çocukken onun yanında takılıyorduk. Sazı bu şekilde öğrendim.  Aşık Turabi’den bağlama dersleri aldım, amatör ses yarışmaları düzenledim. 1973 yılında ilk şiir yarışmasında Adıyaman il birincisi oldum. Milliyetin hazırlamış olduğu yarışmada ödül aldım. Ondan sonra birçok eser yaptık. Kahtalı Mıçı ile askerde aynı bölüğe düştük. Uzun yıllar ben bağlama çaldım, o söyledi. 12 Eylül’e kadar beraber bağlama çalıp, söylemeye devam ettik. 12 Eylül’de de beraber Kürtçe türkü söyleyip çaldığımız için cezaevine düştük. Bu sebeple Kahtalı Mıçı’da, bende devlet memurluğundan olduk. “Adıyamanlı hemen hemen tüm yerel sanatçıların kasetlerini ben yaptım” diyebilirim. TRT sanatçılarından Mehmet Seske’den tutun Mustafa Yavuz, Mahmut Özçiftçi’ye kadar isim sayabilirim.

Adıyaman yerel müziğinin diğer bölgelerdeki müzikten farkı nedir?

Kahtalı Mıçı’yla askerlik dönüşü birlikte çalışmaya başladık. O dönem Şanlıurfa müziği bizim müziği etkilemeye başlamıştı. Bizim müzik İbrahim Tatlıses’in söylediği türdendi. Biz Adıyaman müziğine bir yön verdik. Bunu da ilk olarak TRT Diyarbakır Radyosunda Gezelim Görelim programında yaptık. Ondan sonra zaten yavaş yavaş stüdyo kurduk, mahalli kasetler yaptık. Benim amacım da yöresel türkülere, ezgilere ağırlık vermekti. Onları yaptık, başarılı da olduk.

Askeriyenin bando grubu olmadan önceki amatör müzisyenleri okuyucularımıza anlatır mısınız?

Amatör müzisyenlerin Adıyaman kültüründe önemli yeri var. Halk dilinde “Gevende” kelimesi govendeden gelmedir. “Govend” Kürtçede halayın başını çeken, yani halayda bütün ağırlığı çeken anlamına geliyor. Adıyamanlılar da iyi oynayan adama “govend” değil, “gevende” diyorlar. Sırrı Süreyya Önder’de benim saz kursunda eğittiğim, yani benim çok sevdiğim bir arkadaşım. O zamanlarda siyasalda okurdu. 12 Eylül’den sonra Sırrı Süreyya Önder’i cezaevine koymuşlardı.

Peki o dönem bando ekibi nasıl kuruldu?

Sıkıyönetim komutanlığında görevli olan bir albay yanımıza geldi. Bu albay yerel müzisyenlere hem kadro imkanı hem de müzik katkısında bulundu. Daha sonra “bir bando kuralım” dediler. Biz de bütün arkadaşları topladık. Aziz Çelik, Hamit Çelik birlikte daha adını sayamayacağım arkadaşlarla çalışmaya başladık. Belediye Adıyaman’da askeri sıkı yönetiminin kontrolü altındaydı. O zamandan sonra işte filmde geçen olaylar gerçekleşti. Filmde geçen olayların yüzde 90’ı doğrudur.

Amatör müzisyenlerin o yıllarda nasıl bir yaşamı vardı?

Genelde bizim arkadaşların büyük bölümü ekmeğini bu müzikten çıkartıyorlardı, düğünlere gidiyorlardı. Köydeki düğünlere, mahalledeki düğünlere gidiyorlardı. Düğünlerinde kendine has bir müziği vardı. Genelde bizim Adıyaman’ın özelliğinde Türk Sanat Müziği ve halk müziği okumak vardı. Cümbüşle, kemanla düğünlere gidilir, Türk sanat müziği okunurdu. “Bir düğün, nişan olsun” diye her biri hafta sonunu beklerdi. Yerel müzisyenlerimiz ekmeğini oradan yiyen kişilerdir. İşte dediğim gibi bir askeri yönetim gelince bir bando kurulması icap etti. Herkes toplandı. O zaman kimse nota da bilmiyordu. Adam mesela “İzmir Marşı’nı çalın” diyordu. Bizimkiler çiftetelliyi çalıyorlardı. Yani bayağı bir zorluk oldu.

Enternasyonalin sizin gruptaki gerçeklik payı nedir?

Gerçekliği şu şekilde anlatayım. Yani marş bilmiyorduk. “Komutanda karşıdan gelecek, hadi başlayın” dediler. Kendi bildiğimiz bir makamı çaldık. Herkes çok gülmüştü. Fakat filmde “Enternasyonal” olarak değiştirildi.

Peki, hangi parçaları çalmanız yasaklıydı? Buna nasıl karar verilirdi?

Orasını hatırlayamayacağım. Mesela askeriyeden bir liste çıkartıldı. “Bu parçaların dışında hiçbir yerde türkü çalınmayacak” denilirdi. Sıkıyönetim komutanlığı tarafından bize bir 15 tane türkü verdiler. Onun dışında türkü çalmamız yasaktı. O yıllarda “Uyandım sabah ile gözyaşım çile çile” en başta yasaklanan türküydü. Bu eser her yayınlandığı için yasaklandı.

12 Eylül’den bir yıl sonra askeriyenin müzik grubu oldunuz. 40 kişilik ekip şimdi nerede? Bu grup tamamen dağıldı mı?

O ekiptekiler  daha sonraları Harfane grubunu kurdular. Mesela Şanlıurfa’da sıra geceleri, Adıyaman’da da Harfane (Arifhane) olarak geçer. Bir yerde akşamları toplanırız. Herkesin ismi torbaya konulur. Çekiliş yapılır. Kimin ismi çıksa torbadan o akşam o masrafları karşılar.

Kaç kişi kaldı o günkü gruptan?

Şu anda 15 kişiyiz.

Bu gruba yeni kişiler eklendi mi?

Gençler pek uyum sağlayamıyor.

Neden?

Zaten yetiyor. 15 kişinin dışında Harfane grubu olmuyor. Kalabalık oluyor. Başlarken 40 kişiydiniz. Ölen öldü, ayrılanlar oldu. Gençler de müziğe heves etmiyor.

Adıyaman’da yerel müzisyenlere bakış nasıl?

Adıyaman’ın zengin bir kültürü var. Adıyaman dipsiz bir sokak gibi. Yani açılım yok. Daha önceden burada güzel sesi ve yeteneği olan Adıyamanlılar varmış. Şairlerimiz ve yazarlarımız varmış. Bu şairlere ait çok güzel parçalar, sözler var. Bir ara toplumda da “siz gevendesiniz, bunları çalmayın” diyorlardı. Hatta ben bile ilk sazı alıp eve geldiğimde babam beni evden kovmuştu. “Yoksa sende mi gevende” olacaksın diye evden kovulduğunu daha dün gibi hatırlarım. Bağlama ekibi kurduk. Adıyaman tanıtımı için halen de çalışıyoruz. Dergiler çıkardık. Adıyaman’da Musiki Derneği yoktu, bu derneği ben kurdum. Adıyaman’da amatör Spor Kulüpleri Federasyonu yoktu. Burayı ben kurarak uzun yıllar başkalığını yaptım. Rahmetli Mustafa Yücel Özbilgin Adıyaman valisiydi. Spor alanında bana çok desteği oldu. Gençleri kazandık, Adıyaman halk oyunları ekibini kurduk.

Peki şuanda Adıyaman müziğinin bugünkü konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Müziğin merkezinde yer alan biri olarak bu sorumuza cevap verir misiniz?

Şimdi şöyle bir şey var. Mesela Adıyaman folkloru dünya birincisi oldu. Ben isterdim ki; Adıyaman müziği de daha ileri bir yerde olsun. Dipsiz sokak gibiyiz yani.

Yeni bir kitap çalışmanız var. Son olarak bu kitabınız hakkında bilgi verir misiniz?

Özetle Adıyaman’ı dört yönden anlatan bir kitap; giyim, kuşam ve folkloru. Halk diliyle türkülerimiz, cumhuriyetten önceki şairlerimiz ve cumhuriyetten sonraki şairlerimiz. Bunları dört bölümde toplayıp halka sunacağız, elimizden geldiği kadar. Bakalım ne olacak?

ozanturku@hotmail.com

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor921
  • 2Hatayspor919
  • 3Fenerbahçe919
  • 4Beşiktaş917
  • 5Fatih Karagümrük917
  • 6Galatasaray917
  • 7Alanyaspor917
  • 8Altay1015
  • 9Konyaspor914
  • 10Adana Demirspor912
  • 11Yeni Malatyaspor1012
  • 12Kayserispor911
  • 13Gaziantep FK911
  • 14Sivasspor910
  • 15Başakşehir FK99
  • 16Antalyaspor99
  • 17Göztepe98
  • 18Giresunspor98
  • 19Kasımpaşa96
  • 20Çaykur Rizespor91
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA