DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hüseyin Turhal
Hüseyin Turhal
Giriş Tarihi : 10-10-2021 00:32

Munzur Baba Efsanesi

 

Bu yazımızda, Dersim’de, Ovacıkta yaşamış bir ermişin, kaybolmuş tarihinin ve bu güne kadar doğru anlatılmayan Munzur Baba'nın gerçek hayatında bir kesit sizlere sunacağız. Okuyanlara sırrı esrar ayan olsun.

Ovacık sarp dağların eteğinde, Kureyşan ocağına bağlı şirin bir köy vardı. Bu köyde Ali adında bir çobanın, Fatma adında bir kızı vardı. Bu kız, boyu uzun, sırma saçlı, dişleri Mercan, dudakları Kiraz rengi, yüzü cemal-i ay parçası misali ışık saçıyordu.

Fatma bir gün, Ovacık dağların eteğinde, kuzuları otlatırken, gökten bir duman yere indi. Bu dumanın içerisinde bir ışık parladı. Ve kızın bulunduğu mekan, adeta bir nur ile kandil gibi ışık ile doldu. Bu ışığın içerisinde, ak saçlı, boyu uzun bir Dede göründü. Kıza, “Korkma yavrum, ben sana nur topu ve bu ovacığı kurtaracak bir çocuk vereceğim” der. Kıza doğru gelir, cebinde kıpkırmızı bir elma çıkartır.

 Kıza uzatarak, “Al yavrum bu elmayı ye, bu elma sayesinde, üzerine kutsal ruh gelecektir. Sen hamile kalacaksın, 7 aylık hamile kaldıktan sonra öleceksin; ama çocuğunu mezarda doğuracaksın. Doğurduğun bu çocuğa, “Munzur” ismini vereceksin, bu çocuk Dersimi kurtaracaktır” der ve ortadan kaybolur.

Fatma bu elmayı ağzına götürerek, elmayı dişler, tadına bakarken bir miktarını yutar yutmaz, özerine parlak bir ışık iner, yüreğinde, bir ferahlık hisseder.

Fatma, ovacığın yaylasında, kuzularını otlatır, gün gittikçe Fatma’da bir değişiklik olur, kilo almaya başlar. Ve gün gün karnı şişmeye başlar. Bu beden değişikliği köyünün gözüne çarpar ve köyde dedikodu başlar. Bu dedikodu, köyün Kureyşan ocağına ve köyün ağasına kadar yayılır.

Ve Fatma’yı Cem ibadetlerine almazlar. Bunu gören köyün ağası, Fatma’yı cem evine çağırıp, dara çekip, sorguya alır. Köyün ağası, Cem evi pirlerin huzurunda kıza sorar, “Fatma sen hamilesin, bunu gözlerimizle görüyoruz, bize doğrusunu anlat, sen kiminle oldun, bize söyle, seni rızanla onunla evlendirelim” der.

Fatma kız, ağaya dönerek; “Ağam ben kimseyle yatmadım, bir gün ormanda kuzuların önünde iken, birden gökten bir duman çöktü ve içerisinde bir ışık parladı. Bu ışığın içerisinde ak saçlı, boyu uzun bir Dede göründü ve bana kıpkırmızı bir elma verdi. “Bu elmayı yersen, bir çocuğun olacak ve 7 aylıkken sen öleceksin” dedi. Bu çocuk mezarda doğacak, bu çocuğun adını “Munzur” koyacaksınız, bu çocuk ovacığı kurtaracaktır” dedi; ama Cemdeki cemaat buna inanmadı.

Köyün ağası, Cemdeki cemaate, “Bu kıza sakın kimse zarar vermesin” der; ama köylü kıza inanmaz ve hep soğuk bakarlar, kızla hep alay ederler, kızı hor görürler. Kız, hep gözü yaşlı kulübesine döner, derdini kuzularına anlatır, kuzularla ağlaşır, meleşir. Bu arada, bir hayli zaman geçer ve gün gelir, kız 7 aylıkken birden ölür. Köylü, “Bu kız zina etti” diye mezarını kazmaya bile gitmezler. Köyün ağası, adamlarıyla bu kızı gömerler.

İki ay dolduğunda, köylü mezarlık yanındaki patika yoldan işe giderken, mezarlık da bir çocuk sesi ağlayışını duyarlar. Korku, panik içerisinde, oradan koşarak uzaklaşırlar ve tez haberini ağaya anlatırlar.

Hemen köyün ağası, köylü ile birlikte, mezarlığa koşar. Fatma’nın mezarını açarlar ki; ne görsünler, nur topu bir bebek annesinin göğsünü emiyor. Ağa, hemen çocuğu bir beze sarıp konağına götürür. Bu yaşanan hadise karşısında, köylüler şok olurlar ve baştan Fatma’ya inanmadıkları için, çok üzüntü duyarlar.

Köyün ağası, bu çocuğa Munzur adını veriyor, bu çocuk 7 yaşına geldiğinde, Ağa’nın kuzularına bakıyor ve ağanın yanında çobanlık yaparak yetişiyor, Munzur 20 yaşlarına geliyor. Boyu uzun, yüzü, cemali ay nur gibi parlak ışık saçıyor. Munzur ağaya çobanlık ederken, Dersim’in yüksek dağlarının eteğinde ve elinde püsküllü bir saz ile yanık yanık semah türküleri söyleyerek,  Dersim dağlarını inlettiriyor. Ovacık, mas mavi bir gölet, büyük bir su denizi, çevresindeki sarp kayalık yemyeşil bin bir çeşit bitki örtüsü ile kaplı, adeta bir cennet vadisi.

Dersim’in, Ovacık dağlarının zirvesini kapkaranlık bir bulut kaplıyor. Ovacık göleti kuruyor, o masmavi su göleti adeta buhar oluyor. Kızgın bir güneş sıcaklığı başlıyor, otlar, çeşmeler kuruyor. Hızlı bir kuraklık dönemi başlıyor, koyunlar aç, susuz, insanlar çaresiz ağlıyor. Köyün ağası, boynunu bükerek; “Kurtar bizi ey Munzur” diye feryat ile haykırıyor.

Munzur, elinde bir bakraç dolu süt sağmıştı. Ağa’nın bu feryadına dayanmadı, elinde ki süt dolu bakraç ile Munzur dağının eteğinde koşmaya başladı ve dedi ki; “Munzur; Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azım hü hü hü” diye bağırdı. Munzur dağları inim inim inledi. Munzur koşmayı devam etti, koştukça bakraçtaki süt saçıldı, döküldü her yere.

Dökülen sütün yerinde, bembeyaz sular fışkırdı. Munzur, 40 adım attı, her adımda dökülen süt, pınar şeklinde su fışkırdı. Munzur, dağın eteğinde, sırrı esrar olup, kayıplara karıştı.

Ovacık, Dersim, Munzur ile hayat buldu, yaşam buldu. Munzur suyu, size abıhayat olsun, dertlerinize şifa olsun, marazlı gönlünüze derman olsun, dileklerinize, dualarınıza kabul ve makbul olsun,

İlmî Havvas da Munzur Baba ayan oldu, sırrı hakikat kaleme geldi, okuyanlara aşk olsun, gerçek erenlerin sırrı esrarına hü...

huseyin.tur3434@gmail.com

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor921
  • 2Hatayspor919
  • 3Fenerbahçe919
  • 4Beşiktaş917
  • 5Fatih Karagümrük917
  • 6Galatasaray917
  • 7Alanyaspor917
  • 8Altay1015
  • 9Konyaspor914
  • 10Adana Demirspor912
  • 11Yeni Malatyaspor1012
  • 12Kayserispor911
  • 13Gaziantep FK911
  • 14Sivasspor910
  • 15Başakşehir FK99
  • 16Antalyaspor99
  • 17Göztepe98
  • 18Giresunspor98
  • 19Kasımpaşa96
  • 20Çaykur Rizespor91
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA